Nis 272012
 

Gamet Gelişim Akademisi tarafından, 5 Haziran 2012 Salı günü saat 13.00 – 16.30 saatleri arasında Etkili İletişim ve Beden Dili ile EFT (Tepeleme) Semineri düzenlenecektir.

Etkili İletişim ve Beden Dili seminerini Ergül Özkul, EFT (Tepeleme) seminerini ise Ahmet Aksoy sunacaktır.

Seminerimiz ücretsizdir ve herkese açıktır.

Sunucular:

  • Etkili İletişim ve Beden Dili – Ergül Özkul
  • EFT (Tepeleme) – Ahmet Aksoy

Tarih: 5 Haziran 2012
Saat: 13.00 – 16.30
Yer: Barış Manço Kültür Merkezi
Adres: Caferağa Mahallesi, Moda Caddesi, Nail Bey Sokak
(Caferağa Spor Salonu Yanı)
Kroki : http://www.bmkm.gen.tr/kroki.asp


Ergül ÖZKUL

Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu. 1996 yılında bankacılıkla başlayan iş yaşantısına dokuz yıl Şekerbank’ta çalıştıktan sonra 2005 yılında Oyakbank’ta Cari İşlemler Yetkilisi olarak devam etti. 2006 yılında Oyakbank’tan istifa ederek ayrıldıktan sonra dil eğitimi için İngiltere’ye gitti. Londra’da Language Studies İnternational’da eğitim alarak Türkiye’ye döndü ve iş hayatına kişisel gelişim alanında devam etme kararı aldı. Ergül Özkul, Temel İletişim Becerileri, Etkili İletişim ve Beden Dili Eğitimci Eğitimi, Toplum Önünde Konuşma Eğitimci Eğitimi, Hızlı Okuma Algılama ve Motivasyon Eğitimci  Eğitimi, Time Line Terapi Eğitimi, EFT (Emotional Freedom Techniques) Eğitimi, Enerji Psikolojisi Eğitimi, Bilinçaltının Gücü, Zihin Devrimi, Provakatif Enerji ve Duygusal Özgürleşme Tekniği Eğitimi, Uluslararası NNLP Practitioner, NNLP Master Practitioner ve İnternational Hypnosis Association Member programlarına katılmıştır. Halen St.Clements Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yürütmektedir.

Şu ana kadar pek çok eğitim ve seminer veren Ergül Özkul aynı zamanda etkili iletişim, toplum önünde konuşma, beden dili, müşteri memnuniyeti, takım çalışması ve ekip ruhu, etkili öğretmenlik, etkili anne-baba, motivasyon ve yaşam amacı gibi konularda bireysel ve kurumsal eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermektedir. Ergül Özkul’un çeşitli gazete, dergi ve haber portallarında yazıları yayımlanmaktadır.




Ahmet Aksoy
Ahmet Aksoy

Ankara Fen Lisesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi mezunu İnşaat Mühendisidir. Belli bir süre şantiye mühendisliği ve şantiye şefliği yapmış;  daha sonra kişisel bilgisayarların hızlı gelişimini önceden görüp, bilgisayar programcılığı çalışmalarına yönelmiştir. Denizcilik sektörüne yönelik çalışmaları yavaşlayarak ta olsa, halen sürmektedir.

Emekli olduktan sonra, kişisel gelişim alanına ilgi duymuş ve bu konuda hem kendini, hem de çevresini eğitmenin yollarını aramaya başlamıştır. Hızlı Okuma ile başlayan bu serüven, Hipnoterapi, NLP, Yaşam Koçluğu, EFT gibi alanlarda hızlanarak devam etmiştir. İnsan beyninin çalışma mekanizmaları ve özellikle yeniden yapılanabilirliği (re-wiring), hızlandırılmış öğrenme gibi konular özel ilgi alanına girmektedir.

Kişisel Gelişim odaklı çalışmalarını eşiyle birlikte atölyeler oluşturarak sürdürmektedir.
Ayrıntılar için tıklayın
 

Nis 172012
 

Hızlı Okuma, öğrenilebilen bir beceridir. Aslında bu beceri, eski hatalı alışkanlıkların ortadan kaldırılmasıyla etkinleşir.

Hızlı Okuma becerisini edinmek zor değildir. Ancak düzenli, disiplinli ve sistematik bir çalışmayı gerektirir. Bu nedenle kulaktan dolma bilgiyle, ya da sadece konuyla ilgili bir kaç kitap okuyarak sonuca ulaşmak mümkün olmaz. Başarı oranınızı yükseltmek için deneyimli bir Hızlı Okuma uzmanının gözetimindeki çalışmalara katılmalısınız.

Hızlı Okuma kimlerin işine yarar?

Yanıt açık ve net: Düzenli bir şekilde ve zamanının önemli bir bölümünü okuyarak geçiren herkesin işine yarar. İşte birkaç örnek:

Öğrenciler: Sadece Hızlı Okuma değil, aynı zamanda etkili çalışma, etkili not tutma ve etkin bellek kullanımını da öğrenmelerinde yarar vardır.

Öğretmenler: Hem yeni gelişmeleri takip etmek, hem kendilerini geliştirmek; hem de sınav ve ödevleri etkin bir şekilde değerlendirebilmek için Hızlı Okuma bir ön şarttır.

Yöneticiler: Eğer yöneticilik yapıyorsanız, bir yandan güncel, teknolojik ve siyasal gelişmelerden haberdar olmak, bir yandan da astlarınızdan gelen raporları zamanında ve doğru şekilde değerlendirebilmek için okuma verimliliğinizi arttırmanız kaçınılmaz bir gerekliliktir.

Tıp uzmanları: Tıp alanındaki gelişmeler bir çığ gibi büyüyor. Bu çığın altında ezilmemenin en etkin yolu, o çığdan daha hızlı hareket edebilme becerisini kazanmaktır.

Hukuk uzmanları: Sadece değişen yasaları ve mevzuatı değil, örnek davaları, dilekçeleri ve yorumları kavrayabilmenin ön koşulu yine Hızlı Okuma becerisi kazanmak.

Yazarlar: Yazmak için, önce okumak gerekiyor. Hızlı okuyamıyorsanız, dünyayı ve yaşamı gereken hızda kavramakta zorlanırsınız. Oysa Hızlı Okuma yolunuzu açar, ufkunuzu genişletir.

Bilişim uzmanları: Her bir buçuk yılda, teknolojik gelişimin ikiye katlandığını düşünürsek, başka bir söze gerek kalmıyor.

Her tür internet kullanıcısı: Epostalarınızı, sosyal ağ bağlantılarınızı, yeni dünya ile bağlantılarınıza hakim olabilmek için sizler de Hızlı Okuma becerinizi geliştirmek zorundasınız.

Hızlı Okuma sadece daha kısa sürede daha fazla bilgiyi gözden geçirmek değildir. Bunun yanısıra hem okuduklarınızı, hem de çevrenizi daha hızlı ve seçici olarak algılamanız, daha  hızlı yorumlamanız ve sonuçta daha hızlı kararlar verebilmeniz demektir.

Hızlı Okuma farkındalığınızın artmasıdır.

Ahmet Aksoy

 

Mar 022012
 

Hızlı Okuma eyleminin etkin ve sağlıklı olarak geliştirilebilmesi için, öncelikle katılımcıların konuyla ilgili kapasite ve becerilerinin saptanması gerekiyor.

Hızlı okumada tek önemli parametre belirli bir zaman diliminde kaç sözcük okunmuş olması değildir. Okuma hızı elbette önemli. Ama asıl önemli olan, kişinin algılama süresi, etkin görüş aralığı ve bakış sıçrama hızı ile yeniden odaklanabilme süresinin saptanmış olmasıdır. Bu veriler ışığında ilgili kişinin alıştırma programı düzenlenerek, en kısa sürede, en başarılı sonuçların alınması mümkün olur. Kişinin beceri ve kapasitesini saptamadan yapılacak çalışmalar ise sadece deneme-yanılma yöntemine dayanacağı için, başarı oranı da rasgele bir değere dönüşecektir.

Yeni çalışma dönemimizde, Gamet Gelişim Akademisi Hızlı Okuma Atölyesinde öncelikle bu saptamaları yapıyoruz.  Bu amaçla hazırladığımız bilgisayar programını kullanarak, incelediğimiz kişinin göz-beyin korelasyonu ile göz kaslarının çeviklik ve hassaslığını ölçebiliyoruz. Elde ettiğimiz bu veriler ışığında, o kişinin iç ritmini belirlemek çok daha kolay hale geliyor. Okuma ritmi ile içsel ritmi birbirine uygun hale getirdiğimizde ise, en az enerji ile en fazla verimi elde etmemiz; yorulmadan uzun süreli okumalar yapabilmemiz mümkün oluyor.

Elbette sadece iç ritmi belirlemek yeterli değil. Bu durumu sağlıklı bir nefes, güçlü ve çevik bir kas sistemi ve stresten arınmış bir bünye ile desteklememiz şart. Alıştırmaları bu amaçla 3-4 haftalık ve tamamen kişiye özgü programlar haline getirip uyguluyoruz.

 

Ara 092011
 

16 Aralık 2011 Cuma günü, 13.00-16.00 saatleri arasında, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezinde Anlayarak Hızlı OkumaEFT (Tepeleme) ve Banka Müşterisi Olmak konularını kapsayan ücretsiz bir tanıtım semineri düzenliyoruz. Seminerde, çeşitli pantomim gösterileri yer alacak.

Hızlı Okuma bir alışkanlıktır. Bu alışkanlığı kazanmanın ilk adımı ise, Yanlış Okuma alışkanlığından kurtulmaktır. Birkaç basit önlem ile okuma hızınızı %50 arttırabilirsiniz. Yanıtı öğrenmek istiyorsanız, seminerimize katılın ve sonucu kendiniz görün.

Hızlı Okumanın olmazsa olmazlarından biri, stresten uzak durmaktır. Stresten arınmak için kullanabileceğiniz ve yan etkisi bulunmayan pratik bir yöntem var: EFT (Emotional Freedom Technique). Biz bu yönteme Tepeleme diyoruz. Stres kaynaklarımızı işte bu yöntemle tepeliyoruz.

Seminerimiz ücretsizdir. Sadece 3 saatinizi bize ayırın. Karşılığında yüzlerce, hatta binlerce saatlik zaman kazanmanın yöntemini öğrenin. Üstelik kazandığınız zamanı stresten arınmış bir şekilde yaşayın. Ek olarak, bankacılık işlemleriyle ilgili bazı pratik ipuçlarını öğrenme fırsatınız olsun.

Lütfen yerinizi önceden ayırtın.

Gamet Gelişim Akademisi
Telefon: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
gelisim@gamet.com.tr
Seminerin yapılacağı yer: Barış Manço Kültür Merkezi
Caferağa Mh, Caferağa Mescidi Sk 5, Istanbul Tel:(0216) 418 1646

Seminer Saati: 13.00 – 16.00
Pantomim: Ayça Yaşıt – Nilden Aksoy
Sunum-1: Banka Müşterisi Olmak: Süheyl Danışan
Sunum-2: Hızlı Okuma: Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy
Sunum-3: Tepeleme: Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy

Eki 292011
 
Etrain Göz Alıştırmaları Programı

Etrain Göz Alıştırmaları Programı

Hızlı okuma için olduğu kadar, Sağlıklı Yaşam Kalitesi açısından da gözlerimiz büyük önem taşıyor.

Bu amaçla kendi yazdığım ve yararlandığım bir programcığı ücretsiz olarak kullanımınıza sunuyorum. Programı Türkçe veya İngilizce olarak kullanabilirsiniz. Etrain isimli bu küçük programcık, göz sağlığına önem veren herkes tarafından kullanılabilir. Hızlı okuma çalışmaları için de yararlıdır.

Etrain programı 3 ana bölümden oluşuyor:

1- Uzak-Yakın modülü: İstenen zaman aralığında ekrana peşpeşe yakın ve uzak görüntüler getiriliyor. Saptanan zaman aralığında bu eylem devam ediyor. Burada yapılması gereken şey ekrana gelen görüntülerden birindeki herhangi bir noktayı seçmek ve diğer resimdeki aynı noktaya odaklanmak. Gözleriniz yakın görüntüde yakına, uzak görüntüde ise uzağa odaklanacaktır.İlk başlarda çok yorucu bir çalışma olabilir. Bu nedenle çalışma süresini zorlanmayacağınız bir değere ayarlayın. (1-2 dakika)

2- Kelebek Modülü: Bildiğiniz gibi görme eylemi sıçramalar halinde gerçekleşir. Zamanla göz sıçrama mesafeleri belli bir aralığa oturur. Bu durum ise göz kaslarında tembelliğe yol açar. Kelebek modülü, sıçrama aralıklarını ve sıçrama süresini ayarlayabildiğimiz bir modüldür. Bu değerlerle oynayarak, gözlerimizin kısa ve uzun aralıklarla sıçramasını sağlayabilir, göz kaslarımızdaki kısıtlı bir aralıkta hareket etme eğilimini kırabiliriz. Yapılacak şey, modülü çalıştırdıktan sonra ekrandaki kelebeği izlemektir. Hem kısa, hem de uzun aralıklarla çalışarak göz kaslarınızı geliştirebilirsiniz. (Benzer bir çalışmayı program kullanmadan yapmak isterseniz, hafif esintili bir günde bol yapraklı bir ağacın yapraklarını, ya da eğer deniz kenarındaysanız, dalgaları izleyerek yapabilirsiniz. ) Küçük sıçramalar, gözlerinizde dinlendirici bir etki yaratacaktır.

3- İnci kolye modülü: Bu modülde peşpeşe belli aralıklarla dizilmiş oval çiftler bulunmaktadır. Sol üst köşedeki çiftten başlayarak gözlerimizi şaşılaştırıp (asıl görüntünün yaklaşık 15 cm ön veya arka tarafa odaklanarak) ikili görüntüyü üçlü hale getirmemiz gerekiyor. Oluşan üçüncü oval görüntü, odaklamayı asıl görüntüden yakına veya uzağa yapmamıza bağlı olarak diğer ikisinden daha yukarıda veya daha aşağıda görünür. Bu üçlü görüntüyü bozmadan tüm diziyi sol üstten başlayarak en sağdaki uca kadar sürdürmeliyiz. İlk başlarda bunu başarmak hiç te kolay olmayacaktır. Yine de ısrar edin. Göz kaslarınızın daha esnek ve daha çevik bir hale geldiğini kısa sürede farkedeceksiniz. (Özel not: Bu modülden yararlanmak için sabırlı ve sistematik bir çalışma sürdürmeniz gerekir. Diğer modüllerin aksine, bu modülde gözlerinizi ve  beyninizi tamamen yeni bir algılama yöntemi için yeniden programlıyorsunuz. Ancak bu çalışma, presbiyopi açısından özel bir önem taşıyor.)

Programcık, göz sağlığı ile ilgili deneysel çalışmalarımıza dayanıyor. Kişisel olarak presbiyopi -yaş nedeniyle yakın görmenin bozulması- nedeniyle başladığım araştırma sonuçlarını yorumlayarak kendime uyguladım. 58 yaşındayım ve şimdi gözlüksüz okuyabiliyorum. Göz kaslarımı aktif bir şekilde çalıştırmaya başlamadan önce, yakın gözlüklerimi yanımdan eksik etmemeye başlamıştım. Oysa şimdi ne uzak, ne de yakın gözlüklerine ihtiyaç duyuyorum.

Bu programı mümkünse her gün yaklaşık 10 dakika süreyle kullanabilirsiniz. Bu çalışmayı günlük yürüyüş alıştırmalarına benzetebilirsiniz. Göz kaslarınızın yeni -yapay- çevresel koşullarda artık fazla ihtiyaç duymadığı hareketleri yapabilmesi önemli. Gerekli uyaranları alamayan kas ve sinir gruplarıyla bağlantılı beyin hücrelerinizi korumanın -ve geliştirmenin- en etkili yöntemlerinden biri bu.

Etrain programcığını (programın ismi, EyeTraining – Göz Alıştırma sözcüklerinden türetildi.) hiç bir garanti iddiasında bulunmadan sunuyoruz. Kullanmak istiyorsanız olumlu veya olumsuz her türlü sonucun sorumluluğu size ait olacaktır. Programımızı kullanmadan önce mutlaka göz doktorunuza danışmanızı öneriyoruz.

Programcığı indirebilmek için linki tıklayın: Etrain.exe – Göz Alıştırma Programı

Ahmet Aksoy

Eki 222011
 

Üniversite öğrencilerinin ortalama okuma hızı dakikada 200 kelime civarında. Eğitim seviyesi düştükçe ve yaş ilerledikçe bu hız azalıyor.

Ortalama okuma hızınızı ölçebilmeniz için bir Okuma Hızı Ölçme sayfası hazırladık. Bu sayfadaki metni okuyup sonundaki butona basarak Okuma Hızınızı hesaplatabilirsiniz.

Ya da saat tutarak 1 (bir) dakika boyunca istediğiniz bir metni okuyun. Sonra da okuduğunuz kelimeleri sayarak ortalama okuma hızınızı kolayca bulmanız mümkün. Dikkatinizi bölmemek için, saat tutmayı bir tanıdığınızdan isteyebilirsiniz.

Eki 162011
 
Göz Alıştırmaları

Göz Alıştırmaları

Hızlı okuma açısından gözlerimiz, elbette en önemli organlarımızın arasında yer alırlar. Ama, beynimizin algılama ve yorumlama işlevleri olmaksızın, sadece gözlerimizle okumamız mümkün olmaz.

Gözlerimiz, okumakta olduğumuz yüzeyden gelen ışık ışınlarının algılanıp düzenlenerek görme sinirlerine iletilmesi işlevini yerine getirir.

Görme eylemi sırasında pek çok kas devreye girer. Bunlardan bazıları istemsiz, bazıları ise istemli olarak denetlenebilen kaslardır. Örneğin gözbebeğinin büyüyüp küçülmesi ilgili düz kasların hareketiyle, istemsiz olarak sağlanır. Göz küresinin istemli olarak istenen hedeflere yöneltilmesini ise 3 çift çizgili kas sağlar. Bu kaslar sayesinde göz küresini aşağı-yukarı, içe-dışa ve çapraz olarak hareket ettirmek mümkündür.

Tüm diğer kaslarımızda olduğu gibi, bu kaslarımızda da zamanla hareket kısıtlaması, yavaşlama ve tembellik gelişebilir. Bu olasılığın ortadan kaldırılabilmesi için  düzenli göz alıştırmaları yapılmalıdır.

Göz küresinin hareketlerini denetleyen kas gruplarını çalıştırmak için hem iç, hem de dış mekanda farklı noktalara rasgele bakarak zigzag yaptırılabilir. Bu hareketlerin seri bir şekilde yapılması gerekir.

Benzer çalışmaları, göz alıştırmaları için özel olarak  düzenlenmiş bilgisayar programları ile yapmak ta mümkündür.

Bu çalışmalarda, gözleri aşırı yormamaya özen gösterilmeli, gereğinde gözler birbirine sürterek ısıtılmış avuçlarla kapatılarak dinlendirilmelidir.

Ahmet Aksoy

 

Eyl 282011
 

Okuma, özellikle de Hızlı Okuma hakkında doğru sanılan pek çok yanlış var. Bunların önemli bir kısmını aşağıda listeledik.

1. Okurken gözümüz satırların üzerinden kayarak ilerler:Tamamiyle yanlış. Bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki gözün algılaması fotoğraf çekmeye benzer. Net bir görüntü elde etmek için bakışın hedefe sabitlenmesi şarttır. Gerekli sabitlenme -fotoğraf çekme- süresi çok kısa olduğu için çoğumuz bu durak noktalarının farkına varmıyor ve gözün hareketlerini sürekli ve düzgün bir şekilde yaptığını zannediyoruz. Oysa görme eylemi, gözün yaptığı peşpeşe sıçramalar arasındaki duraklamalar sırasında gerçekleşir. Bu eylem, “sıçra-dur-fotoğraf çek” döngülerinden oluşur.

2. Okuma hızımız arttıkça bazı kelimeleri ve bu yüzden anlam bütünlüğünü kaçırmaya başlarız: Yanlış. Tam tersine, düşük hızda okurken cümlenin başı ile sonu arasındaki süre uzadığı için, cümle sonuna geldiğimizde baş tarafını unutmuş oluruz. Yavaş -normal- okuma sırasında yapılan geri dönüşlerin bir nedeni de budur. Öte yandan, düşünme hızımız okuma hızından çok yüksek olduğu için, beynimiz, aradaki açığı kapatmak üzere yeni düşünceler üretmeye devam eder. Okuma sırasında kendimizi sık sık bambaşka şeyler düşünürken yakalamamızın nedenlerinden biri, yavaş okumaktır. Oysa okuma hızımız düşünme hızımıza yaklaştığında, konsantrasyonumuzu bozacak dış ve iç etkenler de etkisini büyük ölçüde kaybeder.

3. Okuma hızımız arttıkça, okuma zevkimizi kaybederiz: Tam tersine, hızlı okumada okuduklarımızı akıcılığını bozmadan, bütünlüğünü yitirmeden algılama şansına sahip oluruz. Bu da okuduklarımızın tadına daha fazla varabilmemizi sağlar.

4. Öğrenmede tekrardan çok, okuma ve çalışma süresinin uzunluğu önemlidir: Bu da yanlış bir inanış. Son yıllarda yapılan bilimsel deneyler gösteriyor ki, “bilinçli tekrarlama” yöntemi ile öğrenmek istediklerimizi kalıcı belleğimize aktarmak çok daha kolay ve çok daha etkili oluyor. Çalışma süremizi bilinçsiz ve gereksiz bir şekilde uzatmak ise, yarar sağlamak bir yana, sadece verim kaybı, aşırı yorgunluk ve strese neden oluyor.

5. Yavaşça, gerektiğinde geri dönüşler yaparak ve dikkatlice okuduğumuz herşeyi hatırlayabiliriz: Düşük hızda okuma, bizi, ilgimizin çabuk dağılmasına, başka düşüncelere dalmaya, dış etkenlerle bölünmeye açık bir hale getirir. Etkin bir okuma için gereksiz geri dönüşler engellenmeli; bilinçli ve programlanmış tekrarlar yapılmalıdır.

6. Yavaş okuyanlar tek tek hecelere, hızlı okuyanlar ise tek tek kelimelere odaklanır: Tek tek kelimelere odaklanabilmek elbette hece okuyanlara kıyasla daha hızlı bir okuma sağlar ama, bu yöntem hızlı okuma kavramı için yeterli değildir. Hızlı okuma için ortalama okuma hızlarının en azından iki katına kadar yükselmesi gerekir. Dakikada 500 kelime okuyabilmek, hızlı okumanın alt sınırıdır.

7. Hızlı okuma her ortamda yapılabilmelidir. İyi bir okuyucu çevre şartlarından etkilenmez: Hızlı Okuma için uygun koşulların mutlaka sağlanması gerekir. Nasıl ki bir otomobil trafik lambalarının olmadığı, çok şeritli, düzgün kaplamalı ve geniş bantlara sahip bir otobanda zorlanmadan ve sürücüsünü yormadan hız yapabilirse; hızlı okuma için de benzer şekilde uygun koşulların sağlanması ve okumayı kesintiye uğratabilecek, konsantrasyonu bozacak engellerin ortadan kaldırılması gerekir.

8. Okurken konuyu iyice anlamak için önemli yerlerin altını mutlaka çizmek gerekir: Satırların altını çizmek, okuma tempomuzu önemli ölçüde bozacağı için kesinlikle yapılmamalıdır. Bunun yerine, mutlaka o bölümü vurgulamak istiyorsak, paragrafın yanına x, ünlem işareti gibi kolay ve anlaşılır işaretler koymakla yetinebiliriz. Mümkünse bu işaretler çok basit kalem hareketleriyle yazılabilmelidir.

9. Hızlı okuma yapan kişinin psikolojik durumu, okuma ve kavrama hızını etkilemez: Bu da yanlış bir değerlendirmedir. Okuma yapacak kişi psikolojik olarak okumaya hazır değilse, konsantrasyonu koruması, yazıya odaklanması ve algılama kanallarını doğru şekilde kullanması mümkün olmaz. Böyle bir durumda hızlı okuma yapılmamalıdır.

10. İyi okuyucu, çevresel ve kişisel koşullardan etkilenmez:Yukarıda da belirttiğimiz gibi hem fiziksel, hem de psikolojik etmenler kişinin hızlı okuma performansını doğrudan etkilemektedir. İyi okuyucular da bu koşullardan etkilenir.

11. Çok okuyunca beynimiz yorulur. Aralar vererek beynimizi dinlendirmemiz gerekir: Yorulan beynimiz değil; göz, boyun veya sırt kaslarımızdır. Yine son araştırma sonuçları gösteriyor ki, beynimiz 24 saat durmaksızın çalışmaktadır. Bilincimizin kapalı olduğu derin uyku durumunda bile bilinçaltımız görev başındadır.

12. Bir kitabı başından sonuna kadar sayfa düzenini bozmadan okumak gerekir: İyi bir okuma için, kitabı okumadan önce önsözünün, arka kapağının ve ana başlıklarının okunarak ana fikrinin anlaşılması çok önemlidir. Okunmasında yarar görmediğiniz bölümleri atlayabilir, istediğiniz bölümlerin okunmasına öncelik verebilirsiniz. Hızlı okumada asıl önemli olan verilen mesajların bütünsel olarak kavranmasıdır. Gereksiz bilgileri beyniniz zaten ayıklayacaktır.

13. İyi bir okuyucu ön hazırlığa ihtiyaç duymaz. Her koşulda aynı performansla okuyabilmelidir: Herşeyde olduğu gibi anlayarak hızlı okumada da etkili bir ön hazırlık önemlidir. Eğer hızlı okumaya uygun şartlar oluşturulamayacaksa, okumanın tamamen iptal edilmesi daha doğrudur. Bitirilemeyen, tamamlanamayan denemeler; başarısızlığın bir alışkanlık haline dönüşmesine neden olur.

14. Gözlerimiz zaten sürekli hareket halinde olduğu için, göz kaslarımızı ayrıca çalıştırmaya gerek kalmaz: Yanlış! Tüm kaslar gibi göz kaslarımızın da uygun şekilde çalıştırılması gerekir. Özellikle kapalı alanlarda yaşadığımız; bilgisayar ekranı ve televizyon gibi yakın mesafedeki nesnelere uzun sürelerle odaklandığımız için, göz kaslarımızın çalıştırılması daha da önemlidir.

15. İyi okuyucu, anlamı kaçırmamak için yavaş yavaş ve sindire sindire okur: Yine tekrarlayalım: Hızlı okuma, kavrama ve anlama hızının daha yukarı çekilmesini sağlar. Böylece anlamsal bütünlük daha kolay yakalanır. Fren pedalına sürekli basarak araba süremezsiniz.

16. İyi okuyucu her konuyu ve her türlü yazıyı aynı tempoda okuyabilir. Konu, kağıdın kalitesi, harflerin rengi ve boyutu gibi faktörler okumayı etkilemez: Anlayarak okumada imgesel algılama hızı, sözcük görüntülerinin beyinde önceden olup olmadığına bağlı olarak değişir. Okuyucu, bildiği konulara dair dokümanları çok daha hızlı okuyup anlayabilirken, kendisine tamamiyle yabancı konulara ilişkin yazıları kavramada zorlanacaktır. Bu da ortalama okuma hızını önemli derecede etkileyebilecek bir etkendir.

17. Bir yazı, tümevarım yöntemiyle okunmalıdır. Ayrıntıları öğrendiğimizde, bütünü zaten otomatik olarak kavrarız:Tamamiyle yanlış. Harflerden hece, hecelerden sözcük türetme yöntemiyle sürdürülen eğitimlerin istenen sonuçları sağlayamadığı biliniyor. Gözünüzün önüne bir yap-boz getirin. Önünüze dağınık durumda konan parçalardan ne olduğunu bilmediğiniz bir bütünü oluşturmak için epeyce çaba göstermeniz ve yaratıcı düşünmeniz gerekir. Oysa aynı yap-bozu bir bütün olarak alıp parçalarına ayırmak çok daha kolaydır. Önce bütünsel olarak algıladığınız görüntüyü yeniden oluşturmak için harcayacağınız çaba, daha az olacaktır.

18. Okumanın önemini zaten biliyoruz. Bu nedenle okumaya mümkün olduğu kadar çok zaman ayırmalıyız: Yanlış! Okumak bir amaç değil, sadece önemli bir öğrenme aracıdır. Bu nedenle bizim asıl hedefimiz okumaya daha fazla zaman ayırmak değil, okumaya ayırdığımız zamanı çok daha etkin ve işlevsel olarak kullanmak olmalıdır.

19. Verimli okumada hep aynı tempoyu korumak önemlidir: Hiç te gerekli değil! Bizim amacımız olimpiyatlarda madalya kazanmak değil, daha kısa zamanda daha çok okuma yapabilmek ve daha çok şey öğrenebilmektir.

20. Anlam bütünlüğünü kaçırmamak için, takıldığımız bir yer olursa, mutlaka hemen geri dönüp tekrar okumalıyız: Hemen geri dönüş yaptığımızda, okuma ritmimizi bozar, ortalama verimimizi düşürürüz. Bunun yerine yapılması gereken, Uygun bir zamanda ve programlı bir şekilde aynı dokümanı bütünüyle veya parçalar halinde yeniden okumaktır.

21. Okunanları anlamada en etkili yöntem, sesli okumadır:Sesli okuma, en önemli okuma frenlerinden biridir. Anlama hızınızı, konuşma hızıyla sınırlandırır. Oysa hızlı okumada konuşma hızının çok üzerine çıkmak mümkündür.

22. Müzik dinlerken okumak, kavramayı zorlaştırır: Uygun enstrümantal parçalar dinlenirse, zarar vermek bir yana algılama kanallarının açılmasını sağlayarak okunanların daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunur. Örneğin Vivaldi’nin bir çok eseri, hızlı öğrenme ortamlarının vazgeçilmez başyapıtları arasındadır. Özellikle öğrencilerin çalışırken Vivaldi dinlemeyi mutlaka denemelerini öneriyorum.

23. Kimi insanlar masa başında, kimileriyse uzanarak daha iyi okurlar: Yatarak hızlı okuma yapılmaz. Eğer birisi yattığı yerde hızlı okuma yapabiliyorsa, aynı kişinin masa başındaki okuma hızının çok daha yüksek olacağı kesindir.

24. İnsanlar sadece kendi anadillerindeki yazıları hızlı okuyabilirler: Hızlı okumada sözcükler birer imge olarak algılanır. Bu imgelerin hangi dile ait oldukları anlama düzeyini etkileyebilir ama, okuma hızını etkilemez. Okuyucunun bir sözcüğü bilip bilmediği okuma hızından tamamiyle bağımsızdır. Bilinmeyen bir sözcüğün yavaş okunması ona anlam kazandırmaz. Bu durum, okuyucunun kendi anadili için de geçerlidir. Kavrama ve anlama düzeylerini yükseltmenin en etkin yolu, kişinin sözcük haznesini geliştirmesidir.

25. Yetişkinler, gençler kadar hızlı okumayı öğrenemezler: Bu da doğru değil. Öğrenmenin yaşı olmadığı gibi; hızlı okumanın da yaşı yoktur. Önemli olan, kişinin, bu konuda kendisini kısıtlayıp kısıtlamamasıdır. Hızlı okumayı başaramayacağına inanan birisinin yaşının genç olması sonucu değiştirmez. Aynı şekilde, hızlı okumayı başaracağına inanan ve gerekli çalışmaları aksatmadan yapan birinin alacağı sonuç, yaşından tamamiyle bağımsızdır.

Ahmet Aksoy

Eyl 282011
 


Hızlı Okumanın önündeki en büyük engel, okumaktır.

Hızlı Okuma çalışmalarının sağlıklı sonuç verebilmesi için öncelikle, okul sıralarında edindiğimiz eski alışkanlıklardan kurtulmamız gerekiyor. Okuma hızımızı düşüren bu alışkanlıklara “okuma frenleri” diyoruz.

Bunları kısaca inceleyelim:

1- Heceleyerek, ya da kelime kelime okuma: Göz, okuma sırasında sıçramalarla ilerler. Bu sıçramaların her hece veya kelimenin üzerinde mutlaka duracak şekilde kısıtlanması, Hızlı Okumanın önündeki en büyük engellerden biridir.

2- Seslendirerek okuma: Okuduğumuz tüm sözcükleri duyulacak şekilde veya tamamen içimizden seslendirmemiz de bizi yavaşlatır. Bu durumda dudak, dil ve gırtlak kaslarımızın hareketlerini tamamlamadan bir sonraki göz sıçraması gerçekleşemez.

3- Geri Dönüşler ve Takılmalar: Konsantrasyonumuzu kaybettiğimiz, bir şeyleri tam anlayamadığımız gibi gerekçelerle önceki sözcüğe, satırbaşına veya daha önceki satırlara dönüşler yaptığımızda ya da aynı noktada gereğinden fazla oyalandığımızda okuma hızımızda önemli derecede düşmektedir.

4- Amaçsız ve Zorlama Okumalar: İlgi duymadığımız, sadece bazı zorunluluklara uyma nedeniyle yaptığımız okumalar, aslında kafamızda çok farklı düşünceler dolaşmakta olduğu için yavaşlar. Ne okuduğumuzun farkında bile olmayız.

5- Hızlı Okursam Anlayamam Kaygısı: Yanlış, ama bir o kadar da yaygın bir kaygı bu. Araştırmalar ise bunun tam tersini gösteriyor. Hızlı okuma, kavrama ve anlama fonksiyonlarını da geliştiriyor. Bu, ayağımızı fren pedalından hiç kaldırmadan araba sürmekten pek farklı bir davranış değil.

6- Göz Kaslarının Tembelliği: Tüm diğer kaslar gibi, göz kaslarımızın da idman yapması gerekiyor. Sağlıklı koşabilmek için nasıl bacak kaslarımızı güçlendirmemiz zorunluysa, göz kaslarımızı da güçlendirmemiz gerekir. Okuma sırasındaki sıçramaların daha çevik olması okuma performansını olumlu yönde etkiler.

7- Dil Hakimiyetinde Eksiklik: Bilinen sözcük sayısının kısıtlı olması, bilgi ve genel kültür eksikliği hem anlamayı, hem de okuma hızını aşağı çeker.

8- Görme Kalitesi: Yorgunluk, göz rahatsızlığı, yetersiz veya fazla ışık, uygun olmayan ortam gibi olumsuz etkenler de okuma hızının düşmesine yol açar.

9- İmgesel Kavrama: Hızlı okumadan sözcükler ve sözcük grupları imgeler halinde algılanır. Bu nedenle gözün odaklandığı imgeleri olabildiğince çabuk kavrayabilmesi önemlidir.

Ahmet Aksoy

Tem 052011
 

Hızlı Okuma kavramıyla yıllar önce tanışmıştım aslında. Biraz göz alıştırmaları yapmış, birkaç gün de özenle devam etmiştim. Sonra aksamalar başlamış ve sonunda unutulup, gitmişti…

Bunun gibi başlayıp ta yarım bıraktığımız o kadar çok şey var ki!.. Sigara içenlerin pek çoğu defalarca bırakmayı denemiş, ama sürdürememiştir. Kilo verme de öyle. Çünkü bu tür denemeler kendiliğinden çözüm üretmiyor. Sonuç almak için kararlı olmak, emek vermek, ter dökmek lazım.

Hızlı okuma için de aynı kurallar geçerli. Zor değil ama, biraz sabır istiyor.

Bu konuda benim aydınlanmamı sağlayan kişi, Enderun Hayat Akademisi kurucularından Sayın Ergül Özkul oldu. Ergül Hanım, 12 kişilik grubumuza özel olarak, 2 günlük yoğunlaştırılmış bir seminer verdi. Daha önce üzerinde durmadığım, hatta soru haline bile dönüştürmediğim pek çok ayrıntının yanıtını bu seminerde elde ettim. Ergül Hanıma en içten teşekkürlerimi tekrar sunuyorum.

Bir sonuca ulaşmak için önce istemek ve onu bir hedef haline getirmek gerekiyor. Hangi limana gideceğini bilmeyen bir gemi için rüzgarın hangi yönden estiği önem yaşımaz. Hedefin yoksa, “ulaştım” diyeceğin bir yer de yoktur.

Hızlı Okumak için, öncelikle “okuyor” olmak lazım. Hiç kitap okumuyorsan, ihtiyaç duymadığın bir yeteneği geliştirmenin de bir anlamı olmaz. Bu nedenle önce kendine şunu sor:

- Okumak benim için bir ihtiyaç mı?

Bu soruyu içtenlikle yanıtla. İşin felsefesine girip, sana okumanın erdeminden bahsetmeyeceğim. Okuyor musun? Ya da okumak istiyor ama, okumaya yeterli zaman ayıramıyor musun? Ya da okumaya ayırdığın zaman diliminde daha fazla kitap okumayı mı istiyorsun?

Eğer bu sorulara olumsuz yanıtlar veriyorsan, bu yazının devamını okumaya ihtiyacın olmayacak demektir. Bu yazıyı okumayı bırakabilirsin. Çünkü hızlı okumak sana hiç bir şey kazandırmayacak! Yine de buraya kadar okumuş olduğun için teşekkür ederim. Sana hayatta başarılar !

Okumaya devam ettiğine göre, demek ki gerçek bir okuyucusun. Ya da çok istemene rağmen, okumaya yeterli zaman ayıramıyorsun… Seninle birlikte paylaşacağımız çok şey olacak!

Gözünün önünde bir yol canlandır. Uzunca bir yol olsun. İstersen bu yolu rahat, normal bir tempoyla yürüyerek katedebilirsin. Ya da koşarak…

Aynı yolu katetmene rağmen, hedefine hangi yöntemle daha çabuk varırsın? Yürüyerek mi? Koşarak mı?

Hızlı okumanın sana kazandıracağı ilk şey “zaman”dır.

Hızlı Okuma sana kavrama çevikliği de kazandırır. Kullanmadığın beyin hücrelerindeki pasları temizlemene yardımcı olur. Uykudaki hücreleri canlandırır. Daha hızlı düşünme ve daha hızlı kavrama alışkanlığı kazandırır.

Hızlı Okuma yöntemi ile bilgiye ve başarıya daha kolay ulaşırsın.

Pek bilinmeyen bir başka avantaj da şu: okurken daha tarafsız olur, kendi değerlendirmeni çok daha sağlıklı bir şekilde yaparsın. Çünkü hızlı okurken, beyninde yankılanan, okuduklarını tekrarlayan o iç ses, artık senin okuma hızına yetişemediği için, susar!  Hipnotik etkilenmeye karşı bağışıklık kazanırsın.

Ortalama bir kitap sayfası, yaklaşık 250 kelime içerir. Üniversite mezunu bir kişinin ortalama okuma hızı da yaklaşık olarak dakikada 250 kelimedir. Yani dakika başına bir sayfa. Yani böyle bir kişi, 250 sayfalık bir kitabı normal tempoda okuyabilmek için en azından 4-5 saatini ayırmalıdır.  Eğer sen okuma hızını dakikada 500 kelimeye çıkarırsan, bu zamanın en azından yarısını kazandın demektir. Üstelik bu hedefe ulaşmak hiç te sanıldığı kadar zor değil.

Hızlı okuma yazılarına bir seri halinde devam edeceğim. Eğer Hızlı Okumanın gücünden yararlanmak istiyorsan, burayı izlemeye devam et!

Ahmet Aksoy

Kaynak: hizliokuma.axtelsoft.com